Makaleler
 
Günümüzde yapılan savaşlar, hep enerji kaynakları ve suyun kontrolünü ele geçirmek amaçlıdır. Alıştığımız konforu en ufak şekilde azaltacak herhangi biro lay tüm yaşantımızı fazlasıyla etkileyecektir. Bunun örneğini Rusya’nın doğalgazı azaltmasıyla tüm Avrupa ülkeleri ile birlikte yaşadık. Artık enerji bağımlılığımızı azaltmanın, ve doğal, sürdürülebilir kaynak kullanımı ile hayatımızı daha da kolaylaştırmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bunu yapmanın ilk adımı tasarruftan geçmektedir. Kullandığımız herşeyde yapacağımız tasarruf hem ülkemizin kaynaklarını koruyacak hem de kesemize ciddi tasarruf sağlayacaktır.
 
Dünya’nın Kaynakları tükeniyor…….
Tek Çare…….Tasarruf….Tasarruf……Tasarruf ..ve…YENİLENEBİLİR KAYNAK KULLANIMI


Günümüzde yapılan savaşlar, hep enerji kaynakları ve suyun kontrolünü ele geçirmek amaçlıdır. Alıştığımız konforu en ufak şekilde azaltacak herhangi biro lay tüm yaşantımızı fazlasıyla etkileyecektir. Bunun örneğini Rusya’nın doğalgazı azaltmasıyla tüm Avrupa ülkeleri ile birlikte yaşadık. Artık enerji bağımlılığımızı azaltmanın, ve doğal, sürdürülebilir kaynak kullanımı ile hayatımızı daha da kolaylaştırmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bunu yapmanın ilk adımı tasarruftan geçmektedir. Kullandığımız herşeyde yapacağımız tasarruf hem ülkemizin kaynaklarını koruyacak hem de kesemize ciddi tasarruf sağlayacaktır.

Tasarruf denince konforumuzun alzaltılmasından bahsetmiyoruz, kullanılan enerjiyi doğal, sürdürülebilir kaynaklardan sağlamayı ve kullanılan hammaddenin en aza indirgenmesinden bahsediyoruz.

Endüstri Devrimi'nden günümüze, dünya nüfusu sekiz katına çıkmıştır. Son 100 yılda endüstriyel üretimin yüz kat artması sonucu kapasitesinin üzerinde kullanımla karşı karşıya kalan dünya, aşırı bir baskı altındadır. İnsan etkinliklerinin ve nüfusun inanılmaz artışı, çevre üzerinde önemli ölçüde olumsuz etkiler yaratmıştır.

Dünya 200 yıldan kısa bir süre içinde 6 milyon km2 ormanlık alanını kaybetmiş, belli başlı nehirlerde toprak erozyonu nedeniyle biriken tortu miktarı üç kat artmış, toplam 100 km3 olan yıllık su kullanımı miktarı 3600 km3'e çıkmıştır.

Atmosferdeki önemli değişiklikler, insanların ve diğer canlıların yaşamını olumsuz etkileyen iklim değişiklikleriyle kendini göstermeye başlamıştır.

Havanın, toprağın, denizlerin ve tatlı su kaynaklarının kirlenmesinin insan sağlığı ve diğer canlı türlerinin yaşamı üzerinde çok önemli olumsuz etkileri vardır.

Dünyanın kaynakları sınırlıdır. Hayal edilebilecek en iyi teknolojiler bile yeryüzü kaynaklarını istediğimiz kadar genişletmeye olanak tanımayacaktır. Dünyanın belirlediği sınırlarla yaşamanın en temel koşulu, hızlı nüfus artışının önüne geçmek ve mevcut tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek, tasarrufa öncelik vermektir.

Çevre Koruma İlkeleri ve Sürdürülebilirlik
Dünyanın kaynakları sınırlıdır. Hayal edebileceğimiz en ileri teknolojiler bile, yeryüzü kaynaklarını artırmaya olanak tanımayacaktır. Doğal kaynakların hiç tükenmeyecekmiş gibi kullanılması, aslında yaşamla oynanan bir kumardır.

İklim değişiyor

  • 1990’lar son 600 yılın en sıcak yılları olarak tarihe geçti.
  • 2100 yılına kadar dünya ısısının 1-3,5 derece daha artması bekleniyor.
  • Bilim adamları, bu artışın dünya tarihinde son 10.000 yılda oluşan en büyük değişiklik olacağını söylüyor.
  • Hastalıkların, doğal afetlerin ve çölleşmenin artması bekleniyor.

Dünyada Su Tükeniyor

  • Dünyanın %70’i su olmasına karşın, bunun %97’si deniz suyu, %2’si kutuplarda buzul halinde bulunuyor. Tüm dünya için içilebilir su miktarı ise var olan kaynakların yalnızca %1’i.
  • Her yıl doğan yaklaşık 90 milyon bebek için yılda ek 27 milyar m3 suya ihtiyaç var.

Türkiye'de Su Tükeniyor

  • Türkiye’nin tüm kullanılabilir su varlığı yer altı suları dahil 110 milyar m3’tür.
  • Tuna Nehri’nin Karadeniz’e yılda 260 milyar m3 su boşalttığı göz önüne alınırsa, bilinenin aksine ne kadar su fakiri olduğumuz anlaşılacaktır.

Türkiye Su Zengini Bir Ülke Değil

  • Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen ortalama kullanılabilir su miktarı yıllık en az 10.000 m3 olmalıdır. Oysa, günümüzde bu değer Türkiye için yalnızca 1.430 m3’tür.
  • 2030 yılında Türkiye’nin nufusunun 80 milyona ulaşacağı ve kişi başına yılda 1.100 m3 su miktarı düşeceği tahmin ediliyor.

Tüketiyoruz

  • Yalnız İstanbul’da yılda 450.000 ton kağıt tüketiliyor.
  • Bir kişi yılda ortalama olarak 49.140 litre suyu sadece tuvaletlerde tüketiyor.
  • 1960-1994 yılları arasından kağıt tüketimi %245 oranında artış gösterdi.
  • Kişi başına düşen günlük ortalama ağaç tüketimi 1.5kg

Yok Ediyoruz

  • Tüm dünyada her gün 400.000 hektarlık orman alanı yok oluyor.
  • Türkiye’de her yıl 20.000 hektarın üzerinde orman alanı yok oluyor.
  • Doğu Karadeniz yöremizdeki ılıman kuşak, doğal yaşlı ormanlarımızın yalnızca %12’si bozulmadan günümüze kadar kalabildi.

Kaybediyoruz

  • Turbalik alanlarımızı %80’ini kaybettik.
  • Fundalık alanlarımızın %90’ını kaybettik.
  • Kumul alanlarımızın %80’i artık yok.
  • Türkiye’de son 40 yılda 1.300.000 hektar, yani Van Gölü’nün üç katı kadar sulak alan kaybedildi.

İnsanların doğaya ve yaşama verdikleri zarar artıyor. İnsanların Doğa Üzerindeki Etkisini Azaltmalıyız.

Hızlı nüfus artışı ve kişi başına düşen tüketim miktarındaki olağanüstü artış, insanların doğal kaynaklar üzerindeki baskısını artırmakta, sonuçta yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Gezegendeki tüm insanların doğal kaynakları bir Batı Avrupalı kadar kullanması durumunda Üç gezegene daha ihtiyaç duyacağız!

Çevre neden bu kadar önemli?
Johannesburg’da dünya ülkeleri, fakirliğe kadar varan ana sorunların en temel çözümünün sürdürülebilirlik kavramının tüm sektörlerde yaygınlaştırılmasında yattığını kabul etti. Sera etkisi artıyor; doğal kaynaklar bitiyor; maliyetler artıyor; gelir eşitsizliği artıyor.

Günümüzde herşeyi devletten beklemek kişilere hiçbirşey kazandırmadığı gibi, ülke ekonomisini de zora sokmakta. Oysa, kişisel bazda yapılacak her tasarruf, hem kişinin hem de ülkenin ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır.

HÜLYA BELTAN
Şubat 2000